Lviv Gezisi 2. Gün

Sabah hazırlanıp otelde kahvaltımızı yapmak için restorana indik. Çok fazla kahvaltı çeşidi yoktu fakat bu durum kararsızlık yaşayanlar için sanırım bir avantaj. Burada peynir de çok pahalı olsa gerek ki sadece incecik dilimlerle 2 çeşit kaşara benzer peynir bulabildik. Mekanlarda da peynir tabağı bir et tabağına eşdeğer olabiliyor gördüğümüz kadarıyla. Fakat meyve suları ve kruvasanlar tüm bu açıkları kapatmaya yetti ve keyifli bir kahvaltı yaptık.


Kahvaltı sonrası kendimizi direkt dışarı attık ve opera binasının yolunu tuttuk. Sadece haftanın 2 günü gösterim vardı ve tam da akşam saat 19:00 bize uygundu. Biletimizi gişeden aldık. 2 kişi 300 grivna tuttu. Oradan çıkıp kendimizi Lviv sokaklarına attık.

Önce hediyelik eşya pazarını bulduk. Harika el yapımı ve yerel hediyelikler vardı bu pazarda. Normalde bu tarz yerleri sevmediğim halde sanırım turist olunca cazip geliyor. Buraya özgü matruşkaları, magnet ve el yapımı takıların fiyatlarını alıp ertesi güne almak üzere oradan ayrıldık.

Yol üzerinde harika bir çikolata mağazasını keşfettik. İsmi Roshen. Sadece çikolata ve kurabiyeler var içerde. Bir çikolata tutkunuysanız mağazadan çıkmak zor olacak:)
Roshen den ayrıldıktan sonra bütün sokaklarında gezip kaybolmaya ve güzel mimarisini fotoğraflamaya çalıştık. Lviv çok rahat gezip çözebileceğiniz bir yer , kaybolmaktan korkmadan rahatça gezebilirsiniz.Gezerken belediye binasını bulduk. Burada bilet alarak 250-300 merdiven çıkıp Lviv manzarasını görebiliyormuşsunuz fakat biz tercih etmedik. Sadece binanın penceresini açıp trompet çaldıkları marşları mı acaba diye düşündüren bir müziği dinleyip yolumuza devam ettik.


Karşılaştığımız kilise ve güzel binaları fotoğraflayarak zamanda yolculuk yaptık. Yolumuzun üzerinde bazı gitmeyi planladığımız mekanları belirledik.
Artık karnımız çok acıkmıştı. Bir ara sokakta resimli duvarı fotoğraflayıp, bir avluya girdiğimizde kaybolduk sanmışken çok güzel bir restoranı bulduk. Mons Pius adındaki bu restoran Kumpel den 2 kat hesap ödetmesine rağmen çok lezzetli bir eti tatma imkanı sundu. Porsiyon küçük fakat et lokum gibiydi resmen. Oradan çıktıktan sonra Lviv Coffee Manufactura da kahvelerimizi ve tatlımızı dışarıdaki hareketliliği izleyerek keyifle bitirdik.


Artık opera saatimiz gelmişti ve içeri girdik. Büyük salonda gösterim olmadığı için orayı göremedik. Gösterimiz konser salonundaydı.Opera binasına erken demeyip vakit kaybetmeden girmelisiniz. Çünkü opera başlamadan fotoğraf çekmeniz gerekecek bir çok köşe bulacaksınız. İç mimarisi çok güzel hatta operaya katılmayı düşünmüyorsanız ayrı opera turu için bilet alıp gezebiliyorsunuz.ama ben kesinlikle uygun günü yakalayabilirseniz size opera bileti almanızı tavsiye ediyorum ve mümkünse en önleri tercih edin.


Operadan sonra akşam yemeğini atıştırmalık ve canlı müzikle geçirebileceğimiz bir mekana geçtik. Dışarıdan görünene inanmayacaksınız burada. İçeriye girince 4 katlı bir yer olduğunu gördük ve her yer tıklım tıklım dolu , yer yok. Meğer yaklaşık 10 kişilik grupla müzik yapılıyormuş. Onun etkisi bu doluluk. Nereden bildim çünkü müzik 21:45 de biter bitmez herkes bir anda dağıldı. Burası Beer Theatre diye geçiyor. Güzel,şık ve en önemlisi çok güzel canlı müzik var Pazartesi hariç. Sonlara doğru masalara plastik şişe dağıtıyorlar. Şaşırmayın, şişeler ritim tutup coşmanız için:) Sonra tekrar çuvallara topluyorlar. Müzik 21:45 de bitince kalabalık dağıldı ve biz de kalktık.



Açılmak için aynı sırada küçük bir kahveciye girdik ama sanırım her kahvecide kahve içilemiyormuş. İstediğim latte çok duru ve keyif vermediği için oradan çıktık. Daha erkendi ve müzikli bir yer arıyorduk fakat club olmasın istiyorduk. Fakat müzikli bir yer bulamadık ve 4friends de geceyi tamamladık.

Burası küçük ve sevimli bir bar. Çalışanları güler yüzlü ve hoşsohbet 🙂 çok memnun kalarak geceyi tamamladık. Bütün mekanları bilmiyor olmamıza rağmen Lviv de canlı müzikli mekanlar 22:00 ye kadar devam ediyor. Sonrasında kahvecide, barlarda ya da cluplarda sürüyor. Biz, clup daki eğlence türü bize hitap etmediği için barda vakit geçirmeyi tercih ettik. Yorucu bir gündü ve uyku zamanıydı artık:)

Devamı Lviv Gezisi 3. Gün yazımızda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir