Lviv Gezisi 4. Gün

Kahvaltımızı yaptık ve dışarıya yürüyüşe çıkmak üzere yola koyulduk.Girmediğimiz bir yolu tercih ettik ve iyi ki de tercih etmişiz. Hafif bir yokuşu çıktığınız, yol boyu ağaç ve parkların olduğu harika bir parka çıktı yolumuz. Bu yol romantik bir yürüyüşü hak eden bir yoldu. Yolu adımlarken size güvercinler de eşlik ediyor. Zaten buradaki güvercinler hiç kaçmıyorlar. Ayağınızın dibinden yürüyüp geçiyorlar. Bizdeki gibi peşlerinden kovalayanları olmuyor sanırım…
Parktan çıktıktan sonra yürüyüşümüze devam ettik. Yürüdüğümüz sokaklarda okul ve resmi binalar çoğunluktaydı. Biz de bu yol üzerinde Lviv National Art Galeri’yi bulduk.

Vezneye kişi başı 45 grivna ödeyip biletinizi alıyorsunuz. Yukarı kata çıkıyorsunuz. Burası birçok küçük odadan oluşuyor. Her odada 10-15 tablo ve açıklamaları var. Tabloları incelerken farklı duygular yaşıyorsunuz, tabloda yansıtılmış dönemde yaşananları tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Kültürleri tablolardan çıkarmaya çalışıyorsunuz. Fakat o kadar çok tablo var ki çok yoruluyorsunuz . Sakın aç gitmeyin : )


Sanat galerisinden çıktığımızda bir gün önce karar verdiğimiz Lviv Croissants da çikolatalı kruvasanlarımızı aç karnına yedik. Çok güzel geldi tabii ki…
Karnımızı kruvasandan sonra doyuracaktık ve yine bir gün önce karar verdiğimiz gibi pizzacıda aldık soluğu… fakat farklı olsun diye Da Vinci ye girmedik. Celentano Pizza ya girdik ve siparişimizi verdik. Pizzamızı beklerken duvarlara kafamızı çevirince duvarlarda sabah gezdiğimiz sanat galerisindeki tabloların bir kısım kopyalarının olduğunu gördük. Bu dekor güzel olmuş bence, sanatla hep iç içe insanlar…ilgi uyandırıyor…Pizza güzeldi fakat Da Vinci den daha lezzetli gelmemişti.



Pizzacıdan sonra yerel mağazaları gezdik . Sokaklarda hep müzik var onları dinledik.Buz pateni yapanları izledik. Rüzgarın yüzlerine vuruşu daha da keyiflendiriyordu kayanları…
Beer Theatre da müzik olduğunu biliyorduk ve dinlemek için girdik. Sanırım ikinci defa gittiğimizde , ilki kadar aşırı keyif alamıyoruz.
Doğruca Libraria kafeyi bulduk. Mons pius un hemen yanında. Şansımıza müzik varmış. Burada konser diyorlar. Konsere kişi başı 45 grivna verdik. 4 yaşlı müzisyen harika bir jazz şöleni yaptı ve tadı damağımızda kaldı. Müzik 22:00 da bitince kalktık.


Sıcak bir şeyler alarak kalabalıkla birlikte belediye binanısının önünde ısınmaya çalıştık.zaten burada bütün numara belediye binası çevresinde. Siz siz olun önce belediye binasını ve çevresini keşfedin sonra daireyi genişleterek açılın : )
Artık otele geçecektik ki Mc Donalds’a uğrayıp menü yemeye karar verdik. Burada verdikleri menü içeriği bile kaliteli. Afiyetle menüleri mideye indirdikten sonra otelimize gelip uykuya daldık. Ertesi gün yine yorucu bir gün olacaktı ve artık Lviv‘e veda edecektik.
Bye bye Lviv! Biz seni çok sevdik ve güzel bir tatil oldun anılarımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir